Kira ilişkisi, Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) dayalı olarak hem kiracının hem de ev sahibinin hak ve yükümlülüklerini belirleyen, en sık karşılaşılan hukuki sözleşmelerden biridir.
Ancak kira ilişkisi pratikte çoğu zaman hukuki bilgi eksikliği, yanlış uygulamalar ve iletişim sorunları nedeniyle anlaşmazlıklarla sonuçlanır.
Bu makalede, kiracı – ev sahibi ilişkilerinde en sık yapılan hataları ve bu hatalara karşı hukuki çözümleri ele alacağız.
1. Yazılı Kira Sözleşmesi Yapılmaması
Hata
Birçok kiracı ve ev sahibi, sözlü anlaşmaya güvenerek yazılı kira sözleşmesi yapmaz. Bu durum, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda delil yetersizliği doğurur.
Hukuki Çözüm
- Türk Borçlar Kanunu m. 299 gereğince kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda değildir, ancak ispat kolaylığıaçısından yazılı yapılması tavsiye edilir.
- Sözleşmede kira bedeli, ödeme şekli, kira süresi, depozito miktarı, aidat sorumlulukları gibi hususlar açıkça belirtilmelidir.
- E-Devlet üzerinden e-imzalı kira sözleşmeleri de geçerlidir.
2. Depozito Konusunun Yanlış Uygulanması
Hata
Ev sahipleri, depozito bedelini nakit olarak alıp kişisel hesaplarında tutar. Bu durum hukuken sakıncalıdır.
Hukuki Çözüm
- TBK m. 342 gereği depozito bedeli en fazla 3 aylık kira bedeli kadar olabilir.
- Depozito, ev sahibinin kişisel hesabında değil, kiracı adına açılmış vadeli bir banka hesabında tutulmalıdır.
- Tahliye sonrası hasar veya borç yoksa, depozito faiziyle birlikte kiracıya iade edilmelidir.
3. Kira Bedelinin Elden Ödenmesi
Hata
Kira bedelinin elden ödenmesi, ileride “ödenmedi” iddialarına yol açar.
Hukuki Çözüm
- Ödemeler banka aracılığıyla yapılmalı, açıklama kısmına “X ayı kira bedeli” notu düşülmelidir.
- Elden ödeme zorunlu ise mutlaka ıslak imzalı makbuz alınmalıdır.
4. Kira Artış Oranının Yanlış Belirlenmesi
Hata
Ev sahipleri, kanunda belirtilen oranın üzerinde zam yapmaya çalışabilir.
Hukuki Çözüm
- TBK m. 344 uyarınca konut kiralarında kira artış oranı 12 aylık TÜFE ortalamasını geçemez.
- 2022’de getirilen geçici düzenleme ile konut kiraları için artış oranı bir süreliğine %25 ile sınırlandırılmıştır(kanun değişiklikleri takip edilmelidir).
5. Tahliye Şartlarının Yanlış Yorumlanması
Hata
Ev sahipleri, dilediği zaman kiracıyı çıkarabileceğini zanneder.
Hukuki Çözüm
- Tahliye sebepleri TBK’da sınırlı olarak sayılmıştır (m. 350-352):
- Kiraya verenin veya yakınlarının konut ihtiyacı
- Kiralananın yeniden inşası veya esaslı onarımı
- Kira süresinin bitiminden sonra belirli usulle yapılan ihtar
- Kira bedelinin ödenmemesi
- Tahliye davası açmadan kiracının çıkarılması hukuka aykırıdır ve cezai yaptırımı vardır.
6. Aidat ve Ortak Giderlerde Anlaşmazlık
Hata
Ev sahibi, aidat ve bina giderlerini kiracıya yüklerken, hangilerinin kiracının sorumluluğunda olduğunu ayırt etmez.
Hukuki Çözüm
- Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre;
- Kiracı, apartman temizliği, aydınlatma, asansör elektrik gideri gibi kullanıma bağlı giderleri öder.
- Asansör bakımı, bina dış cephe yenilemesi gibi demirbaş giderleri ise ev sahibine aittir.
7. Kiracının İzinsiz Tadilat Yapması
Hata
Kiracılar, ev sahibinin yazılı izni olmadan boya, duvar kırma veya tesisat değişikliği yapar.
Hukuki Çözüm
- TBK m. 321 uyarınca kiracı, kiralananda kalıcı değişiklik yapmak için ev sahibinden yazılı izin almak zorundadır.
- İzin alınmadan yapılan değişiklikler, kira bitiminde eski hale getirme masraflarının kiracıya yüklenmesine neden olabilir.
8. Kiralananın Erken Tahliyesi ve Cezai Şart
Hata
Kiracı, kira süresi dolmadan taşınırsa tazminat ödemeyeceğini düşünür.
Hukuki Çözüm
- TBK m. 325’e göre kiracı, kira süresi bitmeden taşınırsa kalan süre için kira bedelinden kiraya verenin uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür.
- Ancak yeni kiracı bulunursa veya ev yeniden kiralanırsa bu yükümlülük sona erer.
Sonuç ve Öneriler
Kiracı – ev sahibi ilişkileri, hem tarafların iyi niyeti hem de hukuki kurallara uygun hareket edilmesi ile sorunsuz yürütülebilir.
En sık yapılan hataların önlenmesi için:
- Her zaman yazılı sözleşme yapılmalı,
- Ödemeler resmi kanallardan gerçekleştirilmeli,
- Depozito ve aidat konuları mevzuata uygun düzenlenmeli,
- Tahliye şartları kanuna göre belirlenmelidir.
Bu şekilde hem kiracılar hem ev sahipleri gereksiz hukuki süreçlerden kaçınabilir ve kira ilişkisi güven içinde devam edebilir.

